28 Mart 2011 Pazartesi

Teknolojiye doğanlar

Ben belki yaş olarak daha öncesine yetiştim ama günümüzde 30 yaş civarında olanlar Televizyon olmayan bir dünya bilmiyorlar, hayal bile edemiyorlar, Televizyon olmadan ne yapılır düşünemiyorlar. Teknolojinin gelişme hızından dolayı artık nesiller arasındaki fark da büyümeye başladı.
Ben, gerçek anlam ilk PC’ye sahip olmak için Üniversiteye başlamayı bekledim. Internet falan daha ortada yok tabiki.
İki tane kızım var biri 10, diğeri 7 yaşında. Onlar için Internet, notebook, media player’lar, mp3 çalarlar çok normal. Araba giderken film izlemek hayatın bir parçası. Wii ile sadece bir sopayı sallamakla oyun oynayabiliyorlar. Televizyonda sevdikleri bir çizgi film varsa ve yatma saatleri geldiyse bir düğmeye basıp kayıt edebiliyorlar. Ödevlerini, Internet’ten araştırıp yapıyorlar.
Tüm bunlar, onlar için çok normal şeyler, su içmek, yemek yemek gibi. Tüm bu teknolojik oyuncaklar onlar için keşfedilecek şeyler değil, hobi değil, hayatın bir parçası. Okuma yazma öğrenmekten farkı yok.
İşte aslında yeni medya dediğimiz, yıllarca üzerinde çalışıp insanlara anlatmaya, öğretmeye çabaladığımız tüm bu gelişmeleri sonuna kadar kullanacak olanlar bu gelen nesil. Bizler, bu gelişmelere adapte olmaya çalıştık, öğrenmeye çabaladık. Bu tip cihazları kullananları teknoloji meraklısı diye adlandırdık. Ancak artık bu gelen nesil bunu öğrenmek için çabalamıyor, teknolojinin göbeğine doğuyor.
Bu nesil büyüdükçe ve artık gerçek bireyler haline gelince mevcut klasik eğlence ve bilişim anlayışı da istesek de istemesek de radikal bir şekilde değişecek. Değişmeye başladı zaten.
Bizler dergileri elimize alıp önce bir sayfalarının kokusunu içimize çekip okumaktan zevk alıyoruz, çünkü böyle gördük. Bizler, Ipad gibi cihazlarda dergi okumaya alışmaya uğraşıyoruz, ancak Ipad olan bir dünyaya doğan bu yeni nesil dergi’nin zaten bu tip cihazlardan okunduğunu bilecekler.
Tüm bu değişim iyi mi yoksa kötü mü bunu zaman gösterecek...